Monday, 22 February 2016

Sevgili Çocuğum

Sevgili Çocuğum,

Kimsin?
Adını ne koydum?
Neye benziyorsun?
Kız mısın?
Erkek misin?
Esmer mi?
Kumral mı?
Yoksa sarışın mısın?
Gözlerin ne renk?
Ne zaman doğdun?
Kişiliğinde benden neler alacaksın?
.......

Senin hakkında hiçbir şey bilmiyorum ama sana ÇOK ihtiyacım var
Seni büyütebilmek için seninle büyümem lazım
Artık büyüyebilmem için geç kalma !
Çocuk kalmaktan yoruldum...



Monday, 2 November 2015

Icim Aciyor



Aciyor arkadaslar hem de cok aciyor....
Uzun zamandir aciyor da artik susuyorum ya
Bastan baslasam anlatmaya...
Ilahi adalet diye bir seye inancim vardi.
Yapanin yanina kar kalmazdi hani...
Hani nerede o ilahi adalet..hani
Icimdeki inancin kurumasina icim aciyor..
Analarin evlatlarini kor kursunlara, cop darbelerine kurban vermesine icim aciyor..
Askerlerin mayinlara, bombalara kurban olmasina icim aciyor...
Bir anneyi cocugunu kaybetmis bir ananin yuhalatilmasina icim aciyor...
Kutuplasmaya icim aciyor...
Biz diyememeye icim aciyor
Ankara`da parcalanan insanlara icim aciyor
Baris yazan bayraklarin olu bedenleri orttugunu gormek icimi acitiyor
Bir ailenin o dakikada parcalandigini bilmek canimi acitiyor
Bir abinin kardesinin cenazesinde isyanina icim aciyor
Levent Kirca`nin parasizliktan bir anda olup gitmesine icim aciyor
Haftalardir bebek gibi baktigimin tek bir tohumun yesil bir dal vermesini beklerken, bir solukta agac kesilmesine icim aciyor..
"Ayaginiza galos giyin" diyen birinin o anda oldurulmesi parcaladi yuregimi..
Bir insan hayati artik kac para bu ulkede?
Burasi benim vatanim ya, bu insanlar da benim insanim ama neden uzayliymisim gibi hissediyorum?
Buranin gunesi, havasi, suyu neden bir baska?
Neden Insani bambaska?


Sunday, 12 April 2015

Insan birini icinde biriktirdikce kendini ona teslim ediyordu

Eve geldi. Bilgisayarini acti. Bloguna bu aksam birseyler yazmaliydi. son bir haftadan baslayarak ozellikle son iki gun biriken duygularini bir cirpida icinden atmasi gerekiyordu. Onlar sanki icinde biriktikce daha cok agirlasiyor, kendi ozunu kaybediyordu. Kaybetmek degil de baskasina teslim oluyormus gibi hissediyordu. "Insan birini icinde biriktirdikce kendini ona teslim ediyordu" ne guzel bir cumle kurdugunu dusundu. "Iste yazmak boyle bir sey" diye gecirdi icinden. Kafandan bir plan yapamazsin hangi cumleleri kuracagini, sadece yazmaya baslarsin ve gerisi gelirdi. Hep yazar olmak istemisti ama bunun icin biraz fazla "becerememe korkusu" vardi. Belki ilerde bir yazar olabilecekti belki de hobiden oteye gidemeyecekti. Yazmak, okumak, dusunmek, dusundugunu kelimelere dokmek, dokmek, dokmek taa ki ici bosalana dek ne guzel bir seydi. Sarabin verdigi mayhos etki sanki yazmasina fayda saglayacak diye dusundu ama ilham getirmese de en azindan bu gece kafasi guzel, rahat bir uyku cekecegini dusundu. Cunku rahat ve ruyasiz bir uyku istiyordu. hele ki dun gece ruyasinda gordugu eski sevgilisini bu gece de ruyasinda gormek istemiyordu. halbuki ne rahat ayrilmisti ondan. O ana donup hala kafasinda tartiyordu. Ayrilmak zorundaydi. Baska caresi yoktu. Cunku deger verdigi ve ayrildiktan sonra farkettigi kadariyla sevdigi adam baska biriyle daha gorusuyordu. Ne yapilirdi ki bu durumda. Eger umursamaz davransaydi kendinden feragat edecekti.  insan ayrilirken aslinda kendini tercih ediyordu. Her ayrilikta hep kendine donuk bir tercih vardi. Farketmese de ne kadar mutevazi olsa da insan bencildi. kendini seciyordu. Eger umursamaz davransaydi kendine saygisi kalmayacakti. Kendisine saygi duymayan bir insana donusmek istemiyordu. Evet hayat kisaydi, hatta bostu ama bazi degerleri korumak gerektigine inaniyordu. bu onun kendi dogrusuydu. Mutlak bir dogru yoktu. Her dogru gibi goreceliydi. Kimse kimsenin dogrusunu elestirme hakkina sahip oldugunu dusunmuyordu. Hayat herkesi baska dogrulara suruklemisti.  Sevdigi adaminda dusundugu  dogrular aslinda ona ne kadar yanlis geliyor diye dusunmus ama elestirme hakkini kendinde gormemisti. Kimin haddineydi. Cunku  sevdigi adamin basindan bir intihar gecmis ve kurtulmustu. Intihardan kurtulan bir adam ne kadar eski hali gibi kalirdi ki. Intihar ondan neler almis, neler vermis hic sorgulamamisti. "Keske daha cok uzerine dusseydim. daha cok anlasaydim,sorsaydim" diye hayiflanmisti. Ama farketti ki karsisindaki artik kayip bir ruhtu. Bozulmustu. Her ne kadar bozulmus olsa da onun ilk erkegiydi. Sabaha kadar sevistigi... Onun icin her pozisyona girmisti. Bunlari hicbir degeri yoktu. Asil en  deger verdigi sey onunla ne kadar rahata opusebildigiydi. O zamana kadar opusmekten hep utanmisti. Ondan severek ayrilmisti. Sevmek nerede baslardi? KALb de mi beyinde mi? Bu sorunun cevabinin aslinda beyin oldugunu dusunuyordu. Onu aklimiza getiren ruyamizda bilincaltindan cikaran o sinsi beynin eseri olduugnu zannederken peki bu kalb agrisi nereden cikmisti? onu da mi beyin yapiyordu? Hayatinda ilk defa kalbinin agridigini hissetmisti. " belki bir baska erkekle sevissem onun unuturum" diye dusundu. Bu dusuncesinden utanmali miydi? Emin degildi.Sarabindan bir yudum aldi. Farketti ki  en son sarap ictigi aksam sevdigi adamla sabaha kadar sevisecekleri geceydi. unutacakti. unutmaliydi. unutturacakti zaman istemese de.

Thursday, 5 March 2015

Gene annem babamla oturduk bir gun

Gene oturmusuz gunlerden bir gun, mesela bugun, sabah kahvaltisindayiz. sabah kahvaltilari bir aile icin onemli olmalidir. Kahvaltiya onem vermeyen insanlardan kacinilmali bana gore. Cunku paylasima o kadar onem verilmezse zamanla hersey bos gelir. Bos isler yaninda bos duygulari da getirir ve gecen yillar insanin icini de bosaltir. Ici bombos bir insan sadece bir robota donusur. Yeni gunun yeni umutlari karsilikli yuzler birbirine bakilarak, paylasarak surmelidir. Zaman zaman o masada kavga da edilir ama cogunlukla gulusulur. Yapilan kavgalar da tutkuyla yapilir. Soyle karsi duvara bardagini atacaksin ki tutkuna, yasam enerjine, askina degsin. 

Annemle babamdan hep bahsedirim. Nasil mi bahsederim? "...Aman aman cok seviyorum onlari, canlarim onlar benim gibi..." ergen kiz laflari etmek amacinda degilim, beceremiyorum da...

Hayatta kimse mukemmel degildir. Zorlamaya gerek yok. Kusurluyuz iste. Bir yerinden arizaliyiz. Mesele arizamizin ne kadar gecici de olsa tamir edebiliyor olmasinda. Evet mukemmel degiliz, olamiyoruz da ama birbirini mukemmellestiren es bulmak veya olmak. Onlar hakkinda her zaman soyledigim sey iste buydu. Birbirinin mukemmeli olan iki insan. hergun onlarla uyaniyorum, ya da onlar birbiriyle uyaniyor desem daha dogru sanki. 

Bu sabah sordum ikisine de; "Tekrar bu hayatta gelseniz, gene birbirinizle evlenir miydiniz?" Annem de bir siritis, babamin gozlerinden ise bir bugulanis. Annem enerjik bir sekilde "Gene evlenirdim valla" derken, babam yari dusunceli "Hayir evlenmezdim" dedi..........NE?????????

Babama sordum. "Neden evlenmezdin?" ne diyecegini cok merak ederek cunku annem mukemmel bir kadindir. Babam "Annen bir daha karsima ciksa yuzumu cevirip evlenmezdim".... ALLAH ALLAH
"Neden?"
Babam: "Annene kiyamazdim" "Daha rahat bir hayat yasamasini isterdim"
Annem: " Ben gene evlenirdim"

Sizce hangisi birbirini daha cok seviyor??? Bu sorunun bir cevabi oldugunu dusunmuyorum. Cunku cevaplanarak kisitlanacak bir kalip degil. Hissedilmesi gereken duygu..
O kadar ki bu kadar cok bosanma vakalarinin yasandigi bu zamanda bosanmis musterilerimiz annemle babamin evliligine gipta edip dile getiriyorlar. Oyle ki annem hemen laf atti. "Biz bosansak herkeste bir sok etkisi yaratir herhalde" :) tabi ben de dururmuyum "Aman annecim sakin bosanmayin toplum bunu kaldiramaz" :))

Askta gurur var midir? Iki gundur bu soru kafamda yankilaniyor. Yok demeyin nolur. Cok affedersiniz okuz gibi bir gurur var ben de. Napalim genetigim boyle suc benim mi? Benim gibi okuz gururuna sahip olanlar bir klup kursak arada bulusup aglasak okuz gururlarimizi yaristirsak, sonra ayni okuz gururuyla gene hayatimiza devam etsek...

Yani toparlayayim artik.. Emek vermeden deger, kiymet bilinmez. Okuz gururu yaparak hicbirsey kazanilmaz, malesef kaybedilir. Askta gurur var midir? bu sorunun cevabini daha dusunmem yillar alacak. Ama emek vererek birbirinin mukemmeli bir es olabilir veya esiniz olabilir. Sevgi ve saygiya dayali anlayis, hosgoru lazim. Altyapisi saygi olmayan bir iliski er gec cokecektir. Once saygi duyarak bir adim baslatilir gerisi gelecektir...
Ve yillar gececek....
Ve yaslanacaksiniz
Ve yaninizda mukemmeliniz esiniz olacaktir :)))



Friday, 25 October 2013

Ask-Sarki-Kahraman


Bazen size cok dokunan bir ask sarkisina denk gelirsiniz. Her ask sarkisi gibi onun da ait oldugu bir ask vardir. Ve siz kisa bir sureligine onlarin askina dahil olursunuz  icine almasina izin verdiginiz icin. Onlar mutluysa siz de mutlusunuz. Onlar ayrilmissa siz de uzgun. Icinden bir olurseki eger, sizinde icinizde kanayan bir yara acilir. Onlar icin uzulurken, bir yaniyla kendinizi de uzuluyorsunuzdur cunku.

Bir askin buyuklugu,cekilen aciya baglidir. Ask acitir cunku. En buyuk aciyi ise Olum getirir. Geride kalan, hikayenin kahramanidir.

Hikaye bitirmemek icin tekrar tekrar basa doner.

Dunyanin en buyuk acisini omuzlamistir artik.

Hep geride kalarak... Sonsuza kadar...





Thursday, 15 August 2013

Dune, bugune, yarina kendime not






Insan ancak yalniz kalinca yazabiliyor. Ruhum yazmaya ac ama yalniz degilim...




Wednesday, 5 June 2013

Direnis neleri degistirdi?


Kucuklugum de takim tutma ozentisi icinde sadece Fenerbahce`yi kendime yakin bulmus olup  Besiktas ve Galatasaray takimina, taraftarlarina ve ruhuna  o derece uzakta olurken Carsi grubunun dozerle TOMA kovalamasina, uzerinden gecen helikoptere bakip arkasindakilere sorarak “Aranizda helikopter kullanmasini bilen var mi?” sorusundaki ozguvenine, mucadelecigine hayran kalarak, Carsi ruhunu hissettim.

Polis tarafindan yakalanan 40 civari Fenerbahceli `yi kurtaran 400 Galatasarayli taraftari gordum. Demek ki biz sadece tribunde karsi karsiyayiz direniste yan yanayiz mesajini gordum.

Izmirli olarak yedi cihan bir araya gelse yanyana koyamacaginiz Karsiyaka-Goztepe taraftarini onumde omuz omuza gordum. (Bilmeyen icin,Karsiyaka-Goztepe deplansmanlari Galatasaray-Fenerbahce`kine benzemez)

Mhp lideri Devlet Bahceli bir aciklama yapti dedi ki “Bizi meydanlarda goremeyeceksiniz”  abarttigimi sanabilirsiniz ama benim oldugum eylem yerlerinde ciddi bir cogunluk Mhp`li vatandaslarimiz vardi. Artik onlara  eskisinden daha dikkatli ve saygili bakmaktayim.

AKP`yi destekleyen arkadaslarimin da bizden korktugunu, direnisimizin amacini bizim onlari yok etmek istedigimizi dusundugunu hissettim. Ama biz sadece Ozgurlugumuzu hatta sizin ozgurlugunuz icin de mucadele ettigimizi anlamasini istiyoruz.  Benim tarafimdan senin canini yakacak bir sey varsa mucadelene yardim ederim ama benim canim yandigi zaman sen de benim icin mucadele et demek istiyorum. bu kimseyi asimile etme direnisi degildir, bu herkes kendi hakkini savunabilsin, gereken yerinde sesini cikarabilsin, kimligini ortaya koyabilecegi, hakkini savunabilecegi Cumhuriyet temelli bir direnis oldugunu anlasin. Neden Cumhuriyet`ten bu kadar korkuyorsunuz?

Annemin gozundeki o icler acisi korkuyu gordum. Korktugu sey ise Polislerdi. Her eyleme giderken arkamda ceset gibi birakmanin vicdan azabindayim. Insanin annesiyle-devrim arasindaki o ince cizginin ustunde gidip geldim gunlerce (belki klise diceksiniz ama benim kadar hissedemeyebilirsiniz)

Muhafazakar kesimin kendi capimda beyin yapisiyla ilgili hipotezler olusturdum. Mesela, beyinlerindeki  muhakeme, karsilastirma, oz-elestirme yapma bolumlerini kapattigina o bolgeleri hic calistirmadiklari gibi surekli cevresinden dolanip nereden nasil bahaneyle hakli cikabilirim politikasinda olduklarini gordum.
Ama ote yandan ayni muhafazakar kesimin icinde Akp`ye direnis gosteren insanlari gordukce “ben rahat yasayacagim diye baskalarinin aci cekmesine izin veremem” diyen insanlar onlar benim kahramanlarim oldu.

Eminim herkes ilk defa uykusuzluk cekmekten memnun olup en ufak yorgunluk hissetmiyordur. Enerjinin nereden geldigini biliyoruz.

Hayatimda hic Kurt, terorist yakistirmalarina karsi kimlik kazanma eylemlerinde bulunmadim. Bulunanlari da onlar kadar anlayamadim. Ancak hukumete karsi simdi bizler kimlik mucadelesi veriyoruz ya iste simdi biraz onlarin davasini hissedebilmis olmayi farkettim
.
“Siz neredeydiniz, niye o zaman da sesiniz cikmadi” gibi sozlerle sidik yaristirmaya gerek yok ben de onlara ornek vere vere sordum “siz neredeydiniz, neden sesiniz cikmadi?” hic bir cevap alamadim Artik “simdi buradayim. Bundan sonra da elimden geldigince olacagima soz veriyorum, peki sen de yanimda misin bundan boyle beraber sesimizi cikarmaya soz veriyor musun?” diye sormak istiyorum.

Ben hic namaz kilmadim, oruc tutmadim, Hacca gitmeyi dusunmuyorum. Sadece Toprak Ana`ya agaca,cicege, ekine,hayvana ibadet ederim.  Ama sen namaz kilan, oruc tutan, Hacca giden  sana sonsuz saygi duyuyorum. Senden tek istegim benim namus bekciligimi yapma? Ne giyecegime, ne icecegime, benim vucudumla ilgili kararlarima (kurtaj) lutfen karisma!! Ben cani degilim icimde buyuyen bir canliyi oldurecek kadar, ama benim sagligim bile degil, dogacak bebegimin hayati, sagligi bunu gerektiriyorsa kurtajimi  yaparim.

Kimi desteklersen destekle, istersen Ak partiye gene oyunu ver, benim sana saygim degismeyecek ama senden tek bir istegim var “Mustafa Kemal olmasaydi bugun nerede olurduk, onu dusun ve O`na ve silah arkadaslarina hakettigi degeri ve saygiyi goster, onu karalayanlara sen de sesini cikar”


Hepimiz bir onceki kusaktan daha ileriyiz. Anne-babalarimizin bir adim otesinde tahsilli olup onlarin gecmisteki anlasmazligina, biz uzlasmaci olalim. Cunku gelecek, BIZLERIZ VE BIZIM COCUKLARIMIZ. Artik bu sahnenin aktorleri biziz, bir ortada bulusalim. HERKES BIR ADIM ONE CIKSIN…