Sunday, 29 May 2011

ucube








"....Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Ucube' diyerek kaldırılmasını istediği İnsanlık Anıtı'nın yıkımında sona yaklaşılıyor. Şu ana kadar 13 parçası kopartılan anıttın geriye kalan 5 parçanın da en geç iki hafta içinde kesilmesi planlanıyor....''

Bu bana -William Wallace'ı hatırlattı 'Cesur Yürek' filminden izleyenleriniz hatırlar, Ingıltere'nin işgaline karşı İskoçya'nın özgürlüğü için savaşan Wallace, Ingıltere Kralı II Edward adamları tarafından ele gecirilerek özür dilenmesi istendi. Neyin karşılıgında özür dileyecekti, istediği özgürlüğün karsılıgında mı? Eğmedi başını ve akıllara kazınan o ''ÖZGÜRLÜÜÜÜÜÜÜÜK'' diye bağırdı, o anda hepimizi ağlattı ve vücudu parçalara ayrıldı herbir parçası ibret olsun, kimse onun gibi bir daha ses çıkarmasın diye meydanlara asıldı. En son kalan başını sanki zafermiş gibi Londra'dakı Sarayın önündeki meydana koydular....

Bugün aynı seyi O anıta yapıyorlar, 13 parçaya ayırdılar onu, yetmiyor daha çok kesilmesi lazım... O sadece bir simge, mesele İNSANLIK'ın daha çok kesilmesi lazım, parçalanması lazım...

Hepimiz oturmuş heykelin canlanıp Wallace gibi ''ÖZGÜRLÜÜÜÜÜK'' diye bağırmasını bekliyoruz. Nafile... Bağırmıyor.. Sesi yok... Ne yapsın İnsanlık Anıtı, İnsanlık'ın savunulmadığı bir dünya yaşamaya mahkum olsun...O da gururla 'Öldürün beni' diyor....''Kesin....Ayırın vücudumu değil 13 parçaya ...1000 lerce parça olsun. Ibret olsun 'Asın benı Vatan'ın dört bir yanına' ve karşısına geçip de gururlanın... 'İnsanlık Anıtı'nı yıktık' diye o da yetmedi parçalarını astık ibret olsun bu ülkede biri ağzına insanlık lafını almadan önce bir kez daha düsünsün diye...''
Bir de başını 'Allahüekber' diyerek kestiler..Utanmaz Allah'sız insanlar....

Ucube bile olsa Yıkılmazdı O Anıt.. Çünkü adı: İnsanlık Anıtı'ydı..İnsanlar yaşayıp ölürler ama İNSANLIK ASLA ÖLMEZ....

Tuesday, 24 May 2011

Annem`e

“Ana gibi yar olmaz”… “Aglarsa bir anam aglar gerisi yalan aglar”… Ne guzel atasozlerimiz var, hayran kalmamak elde degil. Her sevgi bir sinavdan gecer ya orada son bulur ya da yikilmamacasina kuvvetlenir yaa analik sevgisi de bu sinava tabiii ama ana`nin sevgisi asa!!!degil tabi olmak, dusuncesi bile kabul edilmez.

Doctor olacakti annem okul ucuncusuydu. OSS`ye 10 gun kala vurdular babasini, hem de baskasinin davasina, 17 yasindaydi annem , en kucuk teyzem 9 yasinda…Arkadan vuruldu dedem, hem de misafir ettigi adama arkasini donmustu. Annem son kez morg`da gormustu dedemi. Dedi ki “gogsu paramparcaydi... cok soguktu bedeni...” ilk defa itiraf ediyordu yillar sonra. Cok aglamadi... Zaten yeterince aglamisti yillar once.



Ketum bir kadindir annem, kan kussa soylemez, ama sicak dus olmayinca ortaligi yikar :) 17 yasinda buyudu. Birden... Tek bir gece de... Tek bir anda …Buyudu… Kocaman kadin oldu ise girdi 3 kardesine bakti. Annem …. Benim annem…. O benim ANNEM….



Annemle arkadas gibiyizdir dicem simdi ama Yalan!!! o anne, ben de kiziyim.Rolumuz basit, kilifi degistirmeye gerek yok. Hayatta anneme gidipte benim erkek arkadasim var diyemem. Istemez “once okulun” der. Hatirliyorum da, 16 yasindaydim bir cocuk bana cikma teklif etmis. Anneme soyledim cok sert bir sekilde “olmaz sen 16 yasindasin, cok gencsin, universiteyi bitirdikten sonra olur bu isler” demesi asiri kollamaciligindan, once bizim hayatta guclenmemizi istemesindendi. Ask`in karin doyurmadigini ogrenmisti yillar once..17 yasinda… hayatta tutunabilmenin sirrini cozmustu.




Hani asiri harcama yaparsiniz da babaniz kizmasin diye annenizden istersiniz parayi.. ne tatliydi o parayi almak, hissetmek o anda ANNE`yi ,,, dusunursunuz guven icin de ` Annem var nasil olsa` sanki hic bu diyardan o da gocmeyecekmis gibi.




Her insana gecis vermelisiniz hayatiniza girmesi icin, inandigim bir sey varsa o da insanlar bos yere karsilasmazlar bu hayatta. Herkes birbirinden biseyler alir ve verir, nitekim ben de annemin degerini baska birinin sayesinde anladim. Insan kördür, karsisindakinin degerini anlamaz bunun icin bazen baskalari icine dahil olur anlatmak icin. Canimiz acisa hisseder mi gercekten anne, inanalim mi? Ben hissetmiyorum, kendi cocugumda hissedebilecek miyim? Onu da bilmiyorum.


Yillar sonra annem ilk defa bir hayalinden bahsetti. Bu zamana kadar hepimizin hayalleri icin calisan kadin dedi ki bir gun “ Cunda adasinda bir tas ev`im olsun, emekliligimi orada gecirmek istiyorum” hala omuzlarinda biriken borcu odemeye calisirken,, 48 yasinda ilk defa hayalinden bahsetti.. o zamana kadar sirasini hep devretmisti birimize…


Annelik ne garip bir duygu, aklim almiyor hala, hayatini tek bir varliga adamak o nefes aliyorsa almak,, onunla yasamak,,son nefesinde hala onu dusunmek, bu dunyadan gocerken, son nefesini vermeye ramak kalmisken bile hala… “Bensiz nasil korur o kendini “ diye sormakmis…