
"....Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Ucube' diyerek kaldırılmasını istediği İnsanlık Anıtı'nın yıkımında sona yaklaşılıyor. Şu ana kadar 13 parçası kopartılan anıttın geriye kalan 5 parçanın da en geç iki hafta içinde kesilmesi planlanıyor....''
Bu bana -William Wallace'ı hatırlattı 'Cesur Yürek' filminden izleyenleriniz hatırlar, Ingıltere'nin işgaline karşı İskoçya'nın özgürlüğü için savaşan Wallace, Ingıltere Kralı II Edward adamları tarafından ele gecirilerek özür dilenmesi istendi. Neyin karşılıgında özür dileyecekti, istediği özgürlüğün karsılıgında mı? Eğmedi başını ve akıllara kazınan o ''ÖZGÜRLÜÜÜÜÜÜÜÜK'' diye bağırdı, o anda hepimizi ağlattı ve vücudu parçalara ayrıldı herbir parçası ibret olsun, kimse onun gibi bir daha ses çıkarmasın diye meydanlara asıldı. En son kalan başını sanki zafermiş gibi Londra'dakı Sarayın önündeki meydana koydular....
Bugün aynı seyi O anıta yapıyorlar, 13 parçaya ayırdılar onu, yetmiyor daha çok kesilmesi lazım... O sadece bir simge, mesele İNSANLIK'ın daha çok kesilmesi lazım, parçalanması lazım...
Hepimiz oturmuş heykelin canlanıp Wallace gibi ''ÖZGÜRLÜÜÜÜÜK'' diye bağırmasını bekliyoruz. Nafile... Bağırmıyor.. Sesi yok... Ne yapsın İnsanlık Anıtı, İnsanlık'ın savunulmadığı bir dünya yaşamaya mahkum olsun...O da gururla 'Öldürün beni' diyor....''Kesin....Ayırın vücudumu değil 13 parçaya ...1000 lerce parça olsun. Ibret olsun 'Asın benı Vatan'ın dört bir yanına' ve karşısına geçip de gururlanın... 'İnsanlık Anıtı'nı yıktık' diye o da yetmedi parçalarını astık ibret olsun bu ülkede biri ağzına insanlık lafını almadan önce bir kez daha düsünsün diye...''
Bir de başını 'Allahüekber' diyerek kestiler..Utanmaz Allah'sız insanlar....
Ucube bile olsa Yıkılmazdı O Anıt.. Çünkü adı: İnsanlık Anıtı'ydı..İnsanlar yaşayıp ölürler ama İNSANLIK ASLA ÖLMEZ....
Bu bana -William Wallace'ı hatırlattı 'Cesur Yürek' filminden izleyenleriniz hatırlar, Ingıltere'nin işgaline karşı İskoçya'nın özgürlüğü için savaşan Wallace, Ingıltere Kralı II Edward adamları tarafından ele gecirilerek özür dilenmesi istendi. Neyin karşılıgında özür dileyecekti, istediği özgürlüğün karsılıgında mı? Eğmedi başını ve akıllara kazınan o ''ÖZGÜRLÜÜÜÜÜÜÜÜK'' diye bağırdı, o anda hepimizi ağlattı ve vücudu parçalara ayrıldı herbir parçası ibret olsun, kimse onun gibi bir daha ses çıkarmasın diye meydanlara asıldı. En son kalan başını sanki zafermiş gibi Londra'dakı Sarayın önündeki meydana koydular....
Bugün aynı seyi O anıta yapıyorlar, 13 parçaya ayırdılar onu, yetmiyor daha çok kesilmesi lazım... O sadece bir simge, mesele İNSANLIK'ın daha çok kesilmesi lazım, parçalanması lazım...
Hepimiz oturmuş heykelin canlanıp Wallace gibi ''ÖZGÜRLÜÜÜÜÜK'' diye bağırmasını bekliyoruz. Nafile... Bağırmıyor.. Sesi yok... Ne yapsın İnsanlık Anıtı, İnsanlık'ın savunulmadığı bir dünya yaşamaya mahkum olsun...O da gururla 'Öldürün beni' diyor....''Kesin....Ayırın vücudumu değil 13 parçaya ...1000 lerce parça olsun. Ibret olsun 'Asın benı Vatan'ın dört bir yanına' ve karşısına geçip de gururlanın... 'İnsanlık Anıtı'nı yıktık' diye o da yetmedi parçalarını astık ibret olsun bu ülkede biri ağzına insanlık lafını almadan önce bir kez daha düsünsün diye...''
Bir de başını 'Allahüekber' diyerek kestiler..Utanmaz Allah'sız insanlar....
Ucube bile olsa Yıkılmazdı O Anıt.. Çünkü adı: İnsanlık Anıtı'ydı..İnsanlar yaşayıp ölürler ama İNSANLIK ASLA ÖLMEZ....
No comments:
Post a Comment