Özgürlüğü elinde olan tek çiçektir Gelincik.Onu,saksıda yetiştiremezsiniz.Ya da yerinden ayırıp da yaşatamazsınız.Üç günlüktür ömrü. Özgürce üç gün..Japonlar şöyle der; ‘ Gelincik, insan ömrü gibidir.Dünü vardır.Yaşamıstır.Bugünü vardır.Yaşıyordur.Ama yarını belli değildir. l.Dünya Savaşı’nın sembollerindendir.Bir bölgede çok asker ölürse orada gelincik çiçeğinin biteceğine inanılır.Bizde ki ismiyle geleneksel Türk gelinliklerinin kırmızı olmasından gelir.Küçük birer gelin olarak görülürler
Monday, 2 November 2015
Icim Aciyor
Aciyor arkadaslar hem de cok aciyor....
Uzun zamandir aciyor da artik susuyorum ya
Bastan baslasam anlatmaya...
Ilahi adalet diye bir seye inancim vardi.
Yapanin yanina kar kalmazdi hani...
Hani nerede o ilahi adalet..hani
Icimdeki inancin kurumasina icim aciyor..
Analarin evlatlarini kor kursunlara, cop darbelerine kurban vermesine icim aciyor..
Askerlerin mayinlara, bombalara kurban olmasina icim aciyor...
Bir anneyi cocugunu kaybetmis bir ananin yuhalatilmasina icim aciyor...
Kutuplasmaya icim aciyor...
Biz diyememeye icim aciyor
Ankara`da parcalanan insanlara icim aciyor
Baris yazan bayraklarin olu bedenleri orttugunu gormek icimi acitiyor
Bir ailenin o dakikada parcalandigini bilmek canimi acitiyor
Bir abinin kardesinin cenazesinde isyanina icim aciyor
Levent Kirca`nin parasizliktan bir anda olup gitmesine icim aciyor
Haftalardir bebek gibi baktigimin tek bir tohumun yesil bir dal vermesini beklerken, bir solukta agac kesilmesine icim aciyor..
"Ayaginiza galos giyin" diyen birinin o anda oldurulmesi parcaladi yuregimi..
Bir insan hayati artik kac para bu ulkede?
Burasi benim vatanim ya, bu insanlar da benim insanim ama neden uzayliymisim gibi hissediyorum?
Buranin gunesi, havasi, suyu neden bir baska?
Neden Insani bambaska?
Sunday, 12 April 2015
Insan birini icinde biriktirdikce kendini ona teslim ediyordu
Eve geldi. Bilgisayarini acti. Bloguna bu aksam birseyler yazmaliydi. son bir haftadan baslayarak ozellikle son iki gun biriken duygularini bir cirpida icinden atmasi gerekiyordu. Onlar sanki icinde biriktikce daha cok agirlasiyor, kendi ozunu kaybediyordu. Kaybetmek degil de baskasina teslim oluyormus gibi hissediyordu. "Insan birini icinde biriktirdikce kendini ona teslim ediyordu" ne guzel bir cumle kurdugunu dusundu. "Iste yazmak boyle bir sey" diye gecirdi icinden. Kafandan bir plan yapamazsin hangi cumleleri kuracagini, sadece yazmaya baslarsin ve gerisi gelirdi. Hep yazar olmak istemisti ama bunun icin biraz fazla "becerememe korkusu" vardi. Belki ilerde bir yazar olabilecekti belki de hobiden oteye gidemeyecekti. Yazmak, okumak, dusunmek, dusundugunu kelimelere dokmek, dokmek, dokmek taa ki ici bosalana dek ne guzel bir seydi. Sarabin verdigi mayhos etki sanki yazmasina fayda saglayacak diye dusundu ama ilham getirmese de en azindan bu gece kafasi guzel, rahat bir uyku cekecegini dusundu. Cunku rahat ve ruyasiz bir uyku istiyordu. hele ki dun gece ruyasinda gordugu eski sevgilisini bu gece de ruyasinda gormek istemiyordu. halbuki ne rahat ayrilmisti ondan. O ana donup hala kafasinda tartiyordu. Ayrilmak zorundaydi. Baska caresi yoktu. Cunku deger verdigi ve ayrildiktan sonra farkettigi kadariyla sevdigi adam baska biriyle daha gorusuyordu. Ne yapilirdi ki bu durumda. Eger umursamaz davransaydi kendinden feragat edecekti. insan ayrilirken aslinda kendini tercih ediyordu. Her ayrilikta hep kendine donuk bir tercih vardi. Farketmese de ne kadar mutevazi olsa da insan bencildi. kendini seciyordu. Eger umursamaz davransaydi kendine saygisi kalmayacakti. Kendisine saygi duymayan bir insana donusmek istemiyordu. Evet hayat kisaydi, hatta bostu ama bazi degerleri korumak gerektigine inaniyordu. bu onun kendi dogrusuydu. Mutlak bir dogru yoktu. Her dogru gibi goreceliydi. Kimse kimsenin dogrusunu elestirme hakkina sahip oldugunu dusunmuyordu. Hayat herkesi baska dogrulara suruklemisti. Sevdigi adaminda dusundugu dogrular aslinda ona ne kadar yanlis geliyor diye dusunmus ama elestirme hakkini kendinde gormemisti. Kimin haddineydi. Cunku sevdigi adamin basindan bir intihar gecmis ve kurtulmustu. Intihardan kurtulan bir adam ne kadar eski hali gibi kalirdi ki. Intihar ondan neler almis, neler vermis hic sorgulamamisti. "Keske daha cok uzerine dusseydim. daha cok anlasaydim,sorsaydim" diye hayiflanmisti. Ama farketti ki karsisindaki artik kayip bir ruhtu. Bozulmustu. Her ne kadar bozulmus olsa da onun ilk erkegiydi. Sabaha kadar sevistigi... Onun icin her pozisyona girmisti. Bunlari hicbir degeri yoktu. Asil en deger verdigi sey onunla ne kadar rahata opusebildigiydi. O zamana kadar opusmekten hep utanmisti. Ondan severek ayrilmisti. Sevmek nerede baslardi? KALb de mi beyinde mi? Bu sorunun cevabinin aslinda beyin oldugunu dusunuyordu. Onu aklimiza getiren ruyamizda bilincaltindan cikaran o sinsi beynin eseri olduugnu zannederken peki bu kalb agrisi nereden cikmisti? onu da mi beyin yapiyordu? Hayatinda ilk defa kalbinin agridigini hissetmisti. " belki bir baska erkekle sevissem onun unuturum" diye dusundu. Bu dusuncesinden utanmali miydi? Emin degildi.Sarabindan bir yudum aldi. Farketti ki en son sarap ictigi aksam sevdigi adamla sabaha kadar sevisecekleri geceydi. unutacakti. unutmaliydi. unutturacakti zaman istemese de.
Thursday, 5 March 2015
Gene annem babamla oturduk bir gun
Gene oturmusuz gunlerden bir gun, mesela bugun, sabah kahvaltisindayiz. sabah kahvaltilari bir aile icin onemli olmalidir. Kahvaltiya onem vermeyen insanlardan kacinilmali bana gore. Cunku paylasima o kadar onem verilmezse zamanla hersey bos gelir. Bos isler yaninda bos duygulari da getirir ve gecen yillar insanin icini de bosaltir. Ici bombos bir insan sadece bir robota donusur. Yeni gunun yeni umutlari karsilikli yuzler birbirine bakilarak, paylasarak surmelidir. Zaman zaman o masada kavga da edilir ama cogunlukla gulusulur. Yapilan kavgalar da tutkuyla yapilir. Soyle karsi duvara bardagini atacaksin ki tutkuna, yasam enerjine, askina degsin.
Annemle babamdan hep bahsedirim. Nasil mi bahsederim? "...Aman aman cok seviyorum onlari, canlarim onlar benim gibi..." ergen kiz laflari etmek amacinda degilim, beceremiyorum da...
Hayatta kimse mukemmel degildir. Zorlamaya gerek yok. Kusurluyuz iste. Bir yerinden arizaliyiz. Mesele arizamizin ne kadar gecici de olsa tamir edebiliyor olmasinda. Evet mukemmel degiliz, olamiyoruz da ama birbirini mukemmellestiren es bulmak veya olmak. Onlar hakkinda her zaman soyledigim sey iste buydu. Birbirinin mukemmeli olan iki insan. hergun onlarla uyaniyorum, ya da onlar birbiriyle uyaniyor desem daha dogru sanki.
Bu sabah sordum ikisine de; "Tekrar bu hayatta gelseniz, gene birbirinizle evlenir miydiniz?" Annem de bir siritis, babamin gozlerinden ise bir bugulanis. Annem enerjik bir sekilde "Gene evlenirdim valla" derken, babam yari dusunceli "Hayir evlenmezdim" dedi..........NE?????????
Babama sordum. "Neden evlenmezdin?" ne diyecegini cok merak ederek cunku annem mukemmel bir kadindir. Babam "Annen bir daha karsima ciksa yuzumu cevirip evlenmezdim".... ALLAH ALLAH
"Neden?"
Babam: "Annene kiyamazdim" "Daha rahat bir hayat yasamasini isterdim"
Annem: " Ben gene evlenirdim"
Sizce hangisi birbirini daha cok seviyor??? Bu sorunun bir cevabi oldugunu dusunmuyorum. Cunku cevaplanarak kisitlanacak bir kalip degil. Hissedilmesi gereken duygu..
O kadar ki bu kadar cok bosanma vakalarinin yasandigi bu zamanda bosanmis musterilerimiz annemle babamin evliligine gipta edip dile getiriyorlar. Oyle ki annem hemen laf atti. "Biz bosansak herkeste bir sok etkisi yaratir herhalde" :) tabi ben de dururmuyum "Aman annecim sakin bosanmayin toplum bunu kaldiramaz" :))
Askta gurur var midir? Iki gundur bu soru kafamda yankilaniyor. Yok demeyin nolur. Cok affedersiniz okuz gibi bir gurur var ben de. Napalim genetigim boyle suc benim mi? Benim gibi okuz gururuna sahip olanlar bir klup kursak arada bulusup aglasak okuz gururlarimizi yaristirsak, sonra ayni okuz gururuyla gene hayatimiza devam etsek...
Yani toparlayayim artik.. Emek vermeden deger, kiymet bilinmez. Okuz gururu yaparak hicbirsey kazanilmaz, malesef kaybedilir. Askta gurur var midir? bu sorunun cevabini daha dusunmem yillar alacak. Ama emek vererek birbirinin mukemmeli bir es olabilir veya esiniz olabilir. Sevgi ve saygiya dayali anlayis, hosgoru lazim. Altyapisi saygi olmayan bir iliski er gec cokecektir. Once saygi duyarak bir adim baslatilir gerisi gelecektir...
Ve yillar gececek....
Ve yaslanacaksiniz
Subscribe to:
Posts (Atom)
.jpg)